|
Tarih; 24 Nisan 1920!
Büyük Önder Atatürk,
TBMM'nin 2.gününde ne demişti?
İşte
yanıtı!
23 Nisan!
Türk milletinin, milli mücadelesinin sonucunda, kendi topraklarında kendi egemenliğine
varmasının yıldönümü.
1920 yılına dönecek olursak, Atatürk, TBMM’nin açıldığı ilk günün
törenleri ertesinde, çarpıcı bir konuşma yapmıştı.
İleri görüşlü, aydın dünya liderimizi bugün niye özlemle
aradığımızı, O’nun yaptıkları kadar, engin, özlü sözleriyle de
anlıyoruz…
TBMM’nin 24 Nisan 1920 tarihli ikinci oturumunda, Atatürk’ün
konuşmasından kesitler ve günümüz...
Milli vicdanın büyük
iradesine bağlı olarak, milleti bağımsız ve vatanımızı düşmanlardan
arınmış görünceye kadar çalışmak andıyla 16 Mayıs 1919 günü
İstanbul'dan ayrıldım”
Azınlık oyununa dair:
“Müslüman olmayan
unsurlar, azınlıklar adı altında bütün dünyanın üzerinde durduğu ve
özellikle bizim ülkemizle ilgili olunca pek büyük önemle göz önüne
alınan bir sorundur”
Dış kışkırtmalara dair:
“Gerçekten İngilizler
daha önce bütün Kürtleri aldatarak, onları Türkler ve diğer
dindaşlarından ayırmak için düşünebildikleri her şeyi uygulamaya
çalışıyorlardı”
Karşı durdukları dönemin İstanbul hükümetine dair;
“… başımızda, vatan
haklarını korumak, imzaladığımız antlaşma şartlarını uygulanarak,
yabancı saldırılarını sınırlamak için her türlü araçtan tümüyle
yoksun, esir bir hükümet vardır”
Sözde Ermeni soykırımı suçlamalarına dair:
“İşte, İstanbul'un
yabancı kuvvetlerce işgalinden bu güne kadar geçen acı günlerinde
hiçbir dış ülkenin fiili korumasına erişemeyen Anadolu
Ermenilerinden hiçbir kişinin, en küçük bir anlamda bile, saldırıya
uğramamış olması, bize her nedenle cinayet yükleyen ve duyarlılığı
kendi tekelinde sanan entrikacı Avrupalıların yüzlerini kızartacak
ve milletimizin yaradılışından sahibi bulunduğu insanlık törelerinin
yücelik derecesini ispat edecek çok önemli bir konudur”
Dış güçlerin Türk askeriyesine karşıtlığına dair:
“Sayın arkadaşlarımız,
İngilizler’in varlığımızı yok etmek için uyguladıkları gizli ve
kirli sonsuz yöntemleri bulunduğunu: hepiniz bilirsiniz. işte bu
söylediklerimizle ilgili olarak İngilizler, İstanbul'da yasama
organımıza saldırı hazırlığı olmak üzere daha önce, bakanlar
kuruluna saldırıya geçmeyi tasarlamışlardı. Bu davranışın en açık
delili Harbiye Nazırı olan Cemal Paşa ile Genelkurmay Başkanı olan
Cevat Paşa'ya karşı yaptıkları saldırı idi. Hepinizin bildiği gibi,
İngilizler bu iki kişinin milletin, yararına uygun olan çalışma ve
davranışlarının kendi yararlarına uygun olmadığını görerek bunları
düşürmek istediler”
Dış güçlerin müdahalesine dair:
“… yabancılar, devlet ve
milletin yok olması ve devlet, millet ve padişahına bağlı, özverili
hizmet yeteneği bulunan kişilerin ortadan kaldırılması konusunda
aşırı bir cesaret gösteriyorlar” |
;
|