HABER, YORUM, AKTÜEL GÜNDEM VE BİLGİ FARKIYLA...

 

 

 ATATÜRK'ÜN ERMENİ SORUNU'NA DAİR GÖRÜŞLERİ
 


Dünyanın öteki ucundaki bir ülke bile, sözde "Ermeni soykırımı" günü ilan ediyor, Türkiye’yi kınıyor.
İftirayı, karalamayı yok sayan Türk, özgürlükler ülkesi İsviçre’de gözaltına alınıyor, Ermenistan’da kem göz ve sözlerle karşılanıyor...
Türkiye’nin iftira ve karalama kampanyasına tarihi yanıtı; “devlet arşivlerini açması ve söz konusu ülkeyle ortak çalışmaya hazırız” demekle oluyor.
Üstelik, dünden bugüne Ermeni hamisi kesilen Fransa, sözde Ermeni yasası soykırımını yasalaştırmakla kalmayıp, inkarını bile parlamento kararıyla suç saydı. Düşün ve ifade özgürlüğünden dem vuran AB için utanç verici, üstelik Türkiye'ye karşı uygulanan ve getirilen koşullar açısından da, çifte standardın belgesi.
Ermeni gerçeğinin anlaşılması, aksine Türkler’e karşı barbarlık yapıldığını ortaya koyan, tarihsel bilgi, belge ve söylemlerin ortaya konulması gerekiyor.
Avrupa’ya kendimizi anlatabilmek kadar, sözde “Ermeni” iddialarının çürütülmesi için de yine devlet ve hükümetle beraber, diğer kurum ve sivil toplum örgütlerine de görev ve sorumluluk düşüyor.
Bursa’nın “Uludağ Üniversitesi”, Ermeni” gerçeklerinin yerelden evrensele aktarılması yönünde, adeta programlı bir hareket içerisinde bulunuyor.
Geçtiğimiz günlerde, bir adım daha atıldı.
“Batı Tarihinde İnsanlık Suçları ve Batı’nın Ermeni İddiaları Konferansı”
Batılılar’ın yakından tanıdığı, ama sevmediği araştırmacı Sefa M. Yürükel, konuk konuşmacıydı, özetle şunun altını çizdi:
“Askeri durumlarda “bir yerden başka yere tehcir” uygulaması, Osmanlı döneminde Ermeni’ye uygulanmıştı. Ama bu tehcir, “soykırım” diye saptırıldı, batılıların Türkiye’yi bölme planının da parçası haline getirildi.”
İleri görüşlü dünya lideri Atatürk, Ermeni meselesi hakkında ne demişti?..
Uludağ Üniversitesi’nin daha önce düzenlediği “Bilimin Işığında Ermeni Sorunu” konulu toplantıya ait davetiyede, Atatürk’ün 7 Mart 1920 tarihli şu sözlerine yer verilmişti:
“Uydurma Ermeni Kırımı meselesi ve tüm dünyayı aldatmak için yaratılan bu kin ve hırs ürünü propagandaların niteliği hakkında, uygarlık ve insanlık dünyasının bir kere daha aydınlatılması ve bu suretle haksızlığa uğramış Türk Ulusu’nun iğrenç ve alçakça bir suçlamadan arındırılması gerekmektedir”
Avrupa’ya yarım asırdır kendimizi anlatamadığımız gibi, neredeyse bir asra yaklaşan süredir, “Ermeni” meselesinde de gerçekleri ve kendimizi anlatamamışız...

 

 

;