HABER, YORUM, AKTÜEL GÜNDEM VE BİLGİ FARKIYLA...

 

 

 BÖYLESİNE REFORM DİYORLAR!..

 

AK Parti, yerel yönetim reformu yaptığından söz ediyor.
Yerel yönetimlere önem verildiği, yetki, görev ve sorumluluklarıyla güçlendirildiği anlatılıyor.
Bugün, şu reformistliğe bir örnek verelim, bugüne mercek tutalım.
Kanun adı;
"İl Özel İdaresi Kanunu"
TBMM'de kabul edildiği tarih;
22 Şubat 2005
Resmi Gazete'de yayınlanıp yürürlüğe girdiği tarih;
4 Mart 2005
Şık duran kanunda, şıklığı pekiştiren Madde 6 şöyle:
"İl özel idaresi mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla;
a) Gençlik ve spor
sağlık,
tarım,
sanayi ve ticaret;
Belediye sınırları il sınırı olan Büyükşehir Belediyeleri hariç ilin çevre düzeni plânı,
bayındırlık ve iskân, toprağın korunması,
erozyonun önlenmesi,
kültür,
sanat,
turizm,
sosyal hizmet ve yardımlar,
yoksullara mikro kredi verilmesi, çocuk yuvaları ve yetiştirme yurtları;
ilk ve orta öğretim kurumlarının arsa temini, binalarının yapım, bakım ve onarımı ile
diğer ihtiyaçlarının karşılanmasına ilişkin hizmetleri,
il sınırları içinde;
b) İmar, yol, su, kanalizasyon,
katı atık, çevre, acil yardım ve kurtarma;
orman köylerinin desteklenmesi,
ağaçlandırma, park ve bahçe tesisine ilişkin hizmetleri belediye sınırları dışında,
Yapmakla görevli ve yetkilidir."

Yerinden yönetim açısından, Türkiye'nin duvarında şık duran bir kanun olduğu, yukarıda açıkça ortada...
2008 yılına adım attık, hayırlı olsun...
İl özel idarelerinin görev, yetki ve sorumluluklarını düzenleyen kanunun yürürlükte olduğu süre:
3 yıl.
Reformist övünç kaynağında, son durum ne?
Önce görev, yetki ve sorumlukları budanan pardon hafifletilen köklü kamu kurumuna şöyle bir bakalım.
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nın Bursa'daki taşra teşkilatını örnek gösterelim.
Artık 3 yıldır sadece şunlardan sorumlu bulunuyorlar:
"Kıyı kanunu,
afet yönetimi,
kamu binalarının yaptırılması, iyileştirilmesi ve bu süreçlerdeki kontrolörlüğü, güçlendirilmesi..."
Reformistlik ürünü çiçeği burnunda kuruma şöyle bir bakalım.
Bursa İl Özel İdaresi'nden söz ediyoruz.
İmar ve planlama işlerinden sorumlu bulunuyorlar.
Özellikle 1/100.000 ölçekli Bursa Çevre Düzeni Planı da onlarda..
Ama yeni "imar ve planlama" otoritesinde,
"ne ilgili personeli,
ne ilgili binası,
ne ilgili taşıt filosu,
ne de donanımı var..."
Ankara, görev, yetki ve sorumluluk devrinde, Bursa İl Özel İdaresi'ne de tek kalemde devri yapmıştı.
"Ama Bayındırlık ve İskan İl Müdürlüğü'nden
ne tek personel,
ne tek bina,
ne tek taşıt,
ne donanım
ne getirisi
ne de arşivi devredildi..."
İşler yürüyor muydu?
Yürüyordu.
Nasıl yürüyordu?
Bayındırlık ve İskan İl Müdürlüğü'nden 10-12 personel, geçici olarak Bursa İl Özel İdaresi'nin emrine görevlendirildi. Yeterli yeri, ortamı da olmadığı için ancak 2-3 memurun bir yere oturulması sağlandı.
Bursa'nın İl Özel İdaresi, başı sıkıştıkça Bayındırlık ve İskan İl Müdürlüğü'nü yanında bulabiliyordu.
Nereye kadar?
Yılın ikinci yarısında, müfettişler kurumlara "Herkesin işi ayrı, herkes kendi işini kendi imkanlarını yapsın" diyesiye kadar...
Şimdilerde durum ne?
İşleyişte, geçici görevlendirme düzeni hakim, ama bu da bir yere kadar...
Taşıma suyla değirmen döndürür misali, bir reform kanunu böyle yürüyüyor, örneği de Bursa'dan...

 

 

;